İnsan ve Kültür
“İş dünyası sadece teknolojilerle değil, zihniyetlerle de değişiyor. Bu kategori; Taylor’ın kronometresinden bugünün ‘İnsan ve Kültür’ odaklı yaklaşımlarına uzanan o sancılı ama gerekli evrimi ele alır. Kültürel Dönüşüm; insanı bir makine dişlisi olarak gören eski alışkanlıkların yerini, duyguya, yeteneğe ve anlama bıraktığı sürecin adıdır. Burada statükoyu değil, değişimin kendisini konuşuyoruz.”
-
İnsanın sosyal hayatında olduğu gibi iş hayatının da en zor anı pek çoğumuz için “yolları ayırmak”. O masanın bir tarafında rasyonel kararlar ve şirket hedefleri, diğer tarafında ise bir insanın emeği, hikayesi ve yarınları duruyor. Ben o masaya her oturduğumda, sadece bir sözleşmeyi değil, bir paydaşlığı sonlandırmanın ağırlığını hissediyorum. Geçtiğimiz günlerde fesih süreçleri üzerine düşünürken…
-
Bugün adına yeni dönüşümlerle birlikte “İnsan ve Kültür” demeye başladık. Yakın geçmişte yaygın olarak “İnsan Kaynakları” diyorduk, 100 yıl önce de “Personel Yönetimi” idi. Peki, insanı ne zaman bir hammadde gibi “kaynak” olarak kodladık? Gelin, bu kavramın tarihsel yolculuğuna ve kelimelerin arkasına saklanan anlamlara yakından bakalım. Kronometrelerin Gölgesinde: “Beynini Kapıda Bırak, Ellerini Getir” Hikayemiz, dumanı…